KENT GÜNDEMİNE BAKIŞ / EKİM 2023 dışına çıkıp parayla satın alınabilen bir hizmet olarak algılanmaya başladı. Kamusal kaynaklarla, herkese eşit uzaklıkta sunulması gereken örgün ve zorunlu eğitime erişim ekonomik olanaklarla ilintili bir şartlar düzenine dönüştü. Binlerce liralık fiyatlarla hizmet veren özel okullar ile giderlerinin birçoğunun öğrenci ve velilere devredildiği devlet okulları arasındaki uçurumun gitgide artması, nitelikli eğitime erişimin kendisinin sınıfsallaşmaya konu olmasına sebep oldu. İzlenen politikalar eğitim sistemini okul öncesi düzeyden üniversiteye kadar birçok kademede işlevini yerine getiremez hale bürüdü. Türkiye’de uzun yıllardır sürekli artış gösteren yaşam maliyetleri okula hazırlık, okula kayıt ve okula devamlılık süreçlerini birçok öğrenci için zora sokarken, aileleri yalnızca en asli ihtiyaçlarını önceliklendirip birçok istek ve gereksinimden vazgeçer, “ihtiyaçları öteler” bir döngüye soktu. Bunun yanı sıra, eğitime yapılan kamusal yatırımların daralması, eğitimcilerin özlük hakları ve kazançlarının yeterince iyileştirilmemesi, öğretmen atamalarının yeteri sayıda ve adil şartlarda yapılmayıp ücretli öğretmen emeğine yüklenilmesi, kamuya ait eğitim binalarının fiziksel koşullarının düzeltilmeyip bu binaların sayısının artırılmaması, eğitim sisteminin çok sık biçimde kökten değiştirilmesi ve diğer birtakım bilinçli politik uygulamalar devlet okullarındaki eğitimin kalitesini git gide düşürmüş, öğrenciler ve aileleri sermayenin kucağına, özel okullara yönlenmeye mecbur bırakmıştır. Buradan hareketle, nitelikli eğitime erişim ve eğitimde başarı çoğunlukla özel okulları tercih eden üst orta sınıf ailelerin çocuklarına ait hale gelmiştir. Tüm bunlara karşın, mevcut ekonomik durum, milyonlarca kişiyi “ihtiyaçlar hiyerarşisi” piramidinin en temel basamakları olan beslenme, sağlık, güvenlik vb. gereksinimler için mücadeleye mahkum etti. TÜİK’in ana harcama grubu verilerine göre, bir önceki yılın aynı ayına göre en çok artışın yüzde 77,55 ile sağlık, yüzde 72,86 ile gıda ve alkolsüz içecekler ve %70 ile ulaştırma grubunda gerçekleşmiş olması da bu mücadeleyi resmeder pozisyonda (TÜİK, 2023)7. Durmak bilmeden artış gösteren gıda fiyatları yetersiz beslenmeyi birçok insan için kaçınılmaz hale getirdiği gibi velileri çocuklarının beslenme çantalarını dolduramama ya da çocuklarına günlük harçlık verememe korkusu ile baş başa bıraktı. Bunların yanı sıra, ekonomik kriz ve hayat pahalılığı karşısında her yıl katlanarak artan kırtasiye giderleri ve devlet okullarının her yeni eğitim döneminde velilerden talep ettiği “kayıt ya da bağış” paraları, aileleri geçmiş yıllara göre daha fazla zora soktu. Öğrencilerin okul ve beslenme masrafları Milli Eğitim Bakanlığı’nın öncelikli gündemleri arasına giremezken, Eğitim-Sen’e göre okulların kayıt esnasında istediği bu bağış talepleri yoksul semtlerde 2 bin TL ile başlarken gelir düzeyi yüksek olan kimi semtlerde 100 bin liralara çıkabilmektedir8. Bu ve bunun gibi maliyetler aileleri aylık gelirlerinin çok büyük bir kısmını 7 TÜİK, Tüketici Fiyat Endeksi, Ağustos 2023. https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Tuketici-Fiyat-Endeksi-Agustos2023-49650 8 Eğitim-Sen, 2023-2024 Eğitim Öğretim Yılı Başında Eğitimin Durumu, Eylül 2023. https://egitimsen.org.tr/wpcontent/ uploads/2023/09/Egitimin-Durumu-11-Eylul-2023.docx 3

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle