GEREKÇE UNICEF'in çeşitli dönemlerde hazırladığı raporlara göre gelişmekte olan ülkelerde doğan her on çoeuktan dördü aşırı yoksulluk içindeki bir dünyaya gelmektedir. Küresel bağlamda yoksulluk; kaynakların kıtlığından değil paylaşımdaki dengesizlikten kaynaklanmaktadır. Bu nedenle yüzdesel bazda dikkate değer oranda çocuk; yetersiz beslenme nedeniyle ya yaşamını yitirmekte ya da yetişkinliğine de sirayet eden kalıcı hastalıklara maruz kalabilmektedir. Dünyada ve Türkiye'de tüm demografik gruplar içerisinde yoksulluk oranı en yüksek olan grup çocuklardır; bu geçmiş yıllardaki TÜİK verileri ile sabittir. Çocuğun sağlıklı ve dengeli yetişmesinde aile, kuşkusuz birincil plandadır. Ancak ailelerin gelir durumu ile çocukların fiziksel ve psikolojik olarak sağlıklı yetişmesi arasında da doğru orantı vardır. Toplumların refah seviyesinin yükselmesi; yoksulluğun dezavantajlı etkilerinden çocukların korunması ile mümkündür. Bu da kuşkusuz nitelikli bir eğitimi zaruri kılar. Eğitimin nitelikli olmasında ise kuşkusuz çocukların sağlıklı gelişimleri ön plandadır. Ancak yukarda da açıkladığımız pek çok rakamsal veri, çok sayıda çocuğun yeterli beslenemediğini ortaya koymaktadır. Beslenme, bedensel ve zihinsel gelişme sürecinin en önemli ve en hızlı döneminde olan çocuklar için bugün ve gelecekte fiziksel ve sosyal açıdan daha iyi ve nitelikli bir yaşam sürdürebilmeleri açısından çok önemlidir. Dengeli ve yeterli beslenmede belirleyici bir faktör olan yoksulluk ile yetersiz beslenme arasında ilişki söz konusudur. Çocuk yoksulluğunu araştıran İstanbul Büyükşebir Belediyesi bünyesindeki İstanbul İstatistik Ofisi, 3 bin TL'nin altında hane balkı gelirine sahip aileler arasında yaptığı araştırmada, hanelerin yüzde 44,7'sinde çocukların yeterli beslenme olanaklarına sahip olmadığını ortaya çıkardı. Araştırmada yer alan bir diğer çarpıcı veriye göre ise çocuklar, yoksulluk nedeniyle çalışmak zorunda kalıyor. Hanelerin yüzde 3,7'sinde 15 yaş altındaki çocuklar okul saatleri dışında ücret getiren bir işte çalışmak zorunda kalıyor. 2021 tarihinde Sağlık Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Hacettepe Üniversitesi tarafından yapılan araştırmalar sonucunda hazırlanan Türkiye'de Okul Çağı Çocuklarında Büyümenin İzlenmesi (TOÇBİ) Araştırma Raporu'nda, özellikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı kentlerde kronik açlık sonucu çocuklarda gelişme geriliği yaşandığı ifade edilmiş; okul çağında çocuk ve gençlerde zayıflık ve şişmanlık, demir yetersizliği anemisi, iyot yetersizliği hastalıkları, diğer vitamin ve mineral yetersizlikleri, diş çürükleri, şişmanlığa bağlı kronik hastalıkların sık görüldüğü vurgulanmıştı. Aynı şekilde yoksulluğun en çok çocukları vurduğu; yoksul, dar gelirli ailelerin çocuklarının beslenme çantasına bir kuru ekmek dahi koyamadığı yapılan araştırmalarda bir sonuç olarak çıkmaktadır. Ayrıca yetersiz beslenen ve okula aç gitmek zorunda kalan çocukların travma yaşadıkları, derslerine odaklanamadıkları ve özgüven sorunu yaşadıkları vurgulanmaktadır.

Hedef paragraf seç3

Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle