KENT GÜNDEMİNE BAKIŞ / EKİM 2023
Türkiye genelinde anasınıflarının yalnızca %6’sının özel anasınıfı olduğu verisi, kamusal yatırımların okul öncesi eğitimin ilköğretimden bir yıl öncesini
kapsayan anasınıfı eğitimi ile kısıtlı tutulduğunu gösteriyor. İlgili veriler, çocukların gelişimi için en kritik dönem olan erken çocukluk eğitimi alanındaki
kamu yatırımlarının yeterince genişletilmesi yerine alanda özel kurumların
aktifleştirildiğine ve alanın çoğunlukla bu kurumlara devredildiğine işaret etmekte.
Benzer doğrultuda, Eğitim Reformu Girişimi (ERG) ve Anne Çocuk Eğitim
Vakfı (AÇEV) tarafından gerçekleştirilen çalışmanın, Türkiye’de üst gelir grubundan ailelerin çocuklarının okul öncesi eğitim alma ihtimalini %71, yoksul
ailelerin çocuklarının ise yalnızca %17, yani neredeyse 4 kat daha az olduğunu
göstermesi,41 yoksul ailelerin erken dönem çocuk bakımı için imkanlarının hayli
kısıtlı olduğunu yansıtmakta. EÇBE’nin herkes için erişilebilir bir kamu hizmeti olmak yerine çoğunlukla üst gelir grubunun erişiminde, kişisel bir hizmet formuna evrilmiş olması, çocuk bakım yükü sorumluluğunun hanelerde yoğunlaşmasına ve çoğunlukla yoksul ailelerin kız çocuklarının eğitimden
kopmasına yol açtığı söylenebilir. OECD ülkeleri içindeki genel eğilimin tersine,
Türkiye’de lise çağında okul dışı kalma oranının kız öğrencilerde erkek öğrencilerden daha yüksek olması42 da bu durumu doğrular nitelikte. Tüm bu sorunlara
her geçen gün artan yoksulluk, okullardaki yetersiz rehberlik desteği ile düzenli bir vaka takip sisteminin bulunmayışı da eklenince, kız çocuklarının çocuk
yaşta zorla evlendirilme, çocuk işçiliğine sürüklenme gibi sebeplerle eğitimden
kopuşları engellenememekte ve sorunlar derinleşmeye devam etmekte. 2022
yılındaki resmi evliliklerin43 %2’sinde 16-17 yaş grubundaki 11.520 kız çocuğunun
çocuk yaşta erken ve zorla evlendirilmiş olması, üstelik bu rakamların yalnızca
resmi istatistikleri içermesi ve bölgesel farklılıklardan ba��ımsız olması, çocuk
yaşta evliliklerin eğitime katılımın sekteye uğramasında önde gelen engellerden olduğu söylenebilir.
Öğretmen Başına Düşen Öğrenci Sayısı
Öğretmen başına düşen öğrenci sayısının incelenmesi hem eğitimin niteliğini
hem de eğitime ayrılan kaynakları yansıtması açısından anlamlı görünmekte.
Nitekim öğretmen başına düşen öğrenci sayısı azaldıkça öğretmenin her bir
öğrencisine ayıracağı vakit artacağından eğitimin kalitesinin de artması beklenir. MEB 2021 Yılı İdare Faaliyet Raporu’na göre 2021 yılında toplam 21.407 öğretmenin ataması gerçekleştirilirken44 Ocak 2022’de ek 15 bin öğretmen daha
41
42
43
44
ERG ve AÇEV (2017), Türkiye’de Erken Çocukluk Bakımı ve Okul Öncesi Eğitime Katılım. https://www.acev.org/wp-content
uploads/2018/01/Türkiyede-Erken-Çocukluk-Bakımı-ve-Okul-Öncesi-Eğitime-Katılım-30.10.17.pdf
OECD, Education at a Glance 2023. https://www.oecd.org/education/education-at-a-glance/
TÜİK, Evlenme ve Boşanma İstatistikleri 2022, 24 Şubat 2023. https://shorturl.at/borvJ
MEB SGB, T.C. Millî Eğitim Bakanlığı 2021 yılı idare faaliyet raporu. Ekim 2022,
https://sgb.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/2022_03/01003833_MEB_2021_YYlY_Yd-re_ Faaliyet_Raporu.pdf
11
Hedef paragraf seç3
Bir paragrafa bağla
Connect to an entity
Disable highlights
İçindekiler tablosuna ekle